Birkaç günlük vaktiniz var, ve yakın bir yerlere gitmeyi düşünüyorsanız kesinlikle ilk tercihlerden birisi Roma olmalı. Sömestr tatilini değerlendirmek için benim seçimimde Roma'dan yanaydı. Okullar kapanır kapanmaz, birkaç arkadaş sırt çantalarımız aldığımız gibi yola koyulduk. İstanbul'dan direkt uçuşla yaklaşık 2.5 saat sonra Roma'daydık. Roma havaalanı Fiumicino ile şehir merkezinin arası 40 km. Havaalanından merkeze giden bir çok alternatif var ama en makul ve hızlısı; tren. Yarım saat gibi bir sürede sizi şehir merkezinde yer alan tren istasyonuna götürüyor Leonardo Trenleri. Fiyatı 14 euro ama, İtalya'da çok karşılaşacağınız, buna ek olarak 2 euro da şehir vergisi adı altında kesinti alıyorlar.
Hemen hemen her Avrupa şehrinde olduğu gibi, Roma'da da, tren istasyonu şehir merkezinde yer alıyordu. Kalacağımız hostel ise tren istasyonuna, dolayısıyla şehir merkezine çok yakındı. Haritadan baktığımızda araca dahi gerek yoktu, yürüyerek gidebilirdik hostele. Yaklaşık 25 dakikalık bir yürüyüşten sonra hostele varmış ve hemen çantalarımızı bırakarak civarı dolaşmaya çıkmıştık. Ama bizi bekleyen bir sürpriz vardı; Coliseum. Daha önce Los Angeles'ta başımıza gelen şey Roma'da tekrar olacaktı. Hostelden çıktıktan sonra köşeyi dönünce karşımızda direk şehrin simgesi Coliseum vardı. Bu kadar erken görmek bütün büyüyü bozmuştu. Ama Coliseum'un tarihini hatırlayınca, bu düşüncemiz yerini bir kez daha hayranlığa bıraktı.
Yoldan geldiğimiz ve uzun süredir bir şey yemediğimiz için Coliseum bir kenara bırakıp, doğruca yemek yemeğe gittik. Genelde turistik yere yakın cafeler - restoranlar pahalı olduğundan Coliseum'dan biraz uzaklaşmaya başladık. Yürürken de yol üstündeki fiyat listelerine bakmayı ihmal etmedik. Düşüncemizin tersine fiyatlar azalmıyor, artıyordu. O yüzden daha fazla acıkmadan ilk gördüğümüz La Base restorana oturduk. Atmosferi ve odun ateşinde pişen pizzaları muhteşemdi. Fiyatları da orta halliydi. İtalya'da kaldığımız süre zarfında restoranların pahalı mı, ucuz mu değerlendirmesini Margarita pizzayı baz alarak yapmıştık. Sizde deneyin, işe yarıyor.Yemeği yedikten sonra civarı biraz gezmiş, oldukça yorulmuştuk. Roma ile ilgili ilk geceden öğrendiğimiz şey ; kesinlikle ulaşım aracı kullanmamız gerektiğiydi. Her yerde bir tarih, her adım başı görülmesi gereken bir şey vardı. Bu yüzden bizimde dinlemeye ihtiyacımız vardı. Ertesi gün bir hayli yürüyecektik..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder